bump into - Turc Anglais Dictionnaire

bump into

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "bump into" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 11 résultat(s)

Anglais Turc
General
bump into v. çarpmak
They all know where to go without bumping into each other.
Hepsi birbirlerine çarpmadan nereye gideceklerini biliyorlar.

More Sentences
bump into v. rastlamak
Tom bumped into Mary this morning on his way to school.
Tom bu sabah okula giderken Mary'ye rastladı.

More Sentences
bump into v. arabayla (ağaca vb) çarpmak
While backing up, I bumped into another car and set off its alarm.
Geri geri gelirken başka bir arabaya çarptım ve alarmını çalıştırdım.

More Sentences
bump into v. karşılaşmak
Spike and Dawn bump into an old enemy of Spike's.
Spike ve Dawn, Spike'ın eski bir düşmanıyla karşılaşır.

More Sentences
bump into v. toslamak
bump into v. bindirmek
Phrasals
bump into v. rast gelmek
bump into v. çarpışmak
bump into v. hızla çarpmak
Colloquial
bump into v. rastlantı sonucu karşılaşmak
bump into v. tesadüf etmek

Sens de "bump into" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 19 résultat(s)

Anglais Turc
General
bump (into) v. şiddetle çarpmak
bump (into) v. nahoş bir şeyle karşılaşmak
bump (into) v. engelle karşılaşmak
Phrasals
bump into each other v. (yolda/rastlantı eseri) birbirlerine rastlamak/karşılaşmak
bump hard into something v. bir şeye bindirmek
bump hard into something v. bir şeye çarpmak
bump into someone v. birine çarpmak/toslamak
bump into someone v. biriyle karşılaşmak
bump into someone v. biriyle rastlaşmak
bump into (someone or something) v. (birine/bir şeye) bindirmek
bump into (someone or something) v. (birine/bir şeye) yanlışlıkla vurmak
bump into (someone) v. (birine) rastlamak
bump into (someone) v. (biriyle) rastlaşmak
bump into (someone) v. (biriyle) karşılaşmak
bump into (someone or something) v. (birine/bir şeye) hafifçe vurmak
bump into (someone) v. (birine) tesadüf etmek
bump into (someone or something) v. (birine/bir şeye) çarpmak
bump into (someone) v. (birine) rast gelmek
bump into (someone or something) v. (birine/bir şeye) toslamak